68 Mayısı’nın üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçti. Geçmişteki tarihsel bir olayı geçmiş bir olay olarak, bir kez olmuş (ve artık olmuş bitmiş bir
Çalışma biçimlerimiz, eğlenme faaliyetlerimiz, sosyalleşme alışkanlıklarımız dönüşüyor; deneyimlerimiz ve kimliklerimiz dâhil olmak üzere her şey, teknolojinin belirlediği bir algoritma içinde işlenerek kontrol edilebilir ve
“Teknoloji, İş ve Toplum” dosyamız için bir araya gelen editörlerimiz, dosyada yer alan çalışmaların bir şekilde temas ettiği emek, ücretli emek, güvencesizlik ve esneklik,
Robotların ve yapay zekânın “akıl almaz” gelişiminin işlerimizi elimizden alacağına ilişkin anlatı artık hepimizin mâlumu. “Otomasyon ve İşin Geleceği” başlıklı kitabı yakınlarda Türkçeye çevrilen
“Platform kapitalizmi” lâfını işitmeyen neredeyse kalmadı. Meseleye eleştirel yaklaşan literatürün demirbaşlarından biri haline gelen aynı adlı kitabıyla bu kavramın mucitlerinden Nick Srnicek, söz konusu
Sermaye birikim süreçlerindeki konumları, pazar hâkimiyetleri, devlet nezdinde elde ettikleri güç ve emek piyasasında yarattıkları dönüşümlerle dijital platformlar kapitalizmi (ve hayatlarımızı) baştan aşağı dönüştürüyor.
Teknoloji mefhumunun İş ve Toplum ile ilişkilenmesini sınıf ilişkileri bağlamında anlama çabalarına Özgür Yılmaz literatürde tartışılagelen Dijital/Tekno Feodalizm kavramını masaya yatırarak katkıda bulunuyor. Dijital
Günümüz bilişim-iletişim teknolojilerinin “neo-Taylorize” edici etkilerini Kurumsal Kaynak Planlama sistemlerini odağına alarak inceleyen bu yazıda Fuat Filizler, söz konusu teknolojilerin emek ve yaşam süreçleri
Uzaktan çalışmanın sınıfsal niteliğini ele alan bu yazısında Özlem İlyas, Covid-19 pandemisinin ardından hızla yaygınlaşan freelance iş ve uzaktan çalışma biçimlerinin hanenin kendisini, sınıfsal
Dijital emek, bedenlerimizi yorgun ve tükenmiş hissettiriyor, zihnimizi karıştırıyor ve duygusal olarak bizi yıpratıyor. “Dijital emekçilere” seslendiği bu mektubunda Wark, dijital emeğin bedensel ve