Marx’ın ceketi
Marx’ın Kapital’de meta biçimini çözümlemek için başvurduğu ceket, kendi hayatında ısınmanın, toplum içine çıkabilmenin, British Museum’da çalışabilmenin, gerektiğinde ise birkaç şiline çevrilebilecek son güvencelerden birinin adıydı. Marx’ın sürekli rehine bırakıp geri aldığı paltosunun hikâyesi, aynı zamanda on dokuzuncu yüzyıl işçi sınıfının eşyalarla kurduğu kırılgan ilişkinin de hikâyesiydi. Giysilerden yatak takımlarına, aile yadigârlarından çocuk oyuncaklarına, insan emeğinin, dokunuşunun ve hatıralarının sindiği nesneler gündelik hayatı ve toplumsal varoluşu mümkün kılıyor, ihtiyaç anında ise yeniden paraya çevrilmek üzere rehin dükkânının yolunu tutuyordu. Marx’ın ceketinden hareketle Peter Stallybrass, şeylerin metaya dönüşürken kendi tarihlerinden nasıl koparıldığının ve kapitalizmin soyut dünyasının bedenler ile nesneler üzerindeki maddi sonuçlarının izini sürüyor…