Kapitalizmin krizi ve neofaşizmin yükselişi

Le Pen, Trump, Putin, Bolsonaro, Modi, Meloni... Artık adlarını bir çırpıda saydığımız bu “aşırı sağ” liderlerin küresel ölçekteki yükselişi, kökleri günümüz kapitalizminin krizlerine ve çelişkilerine dayanan küresel bir dalgaya mı işaret ediyor? Yeni kitabı “La nouvelle internationale fasciste”de [Yeni Faşist Enternasyonal] Ugo Palheta’nın iddiası bu. Ona göre, ne kadar milliyetçi olurlarsa olsunlar aşırı sağcı bu liderler birbirleriyle sadece faşist 'kan kardeşliğinde' buluşmuyor, kapitalizmin krizine karşı gelişen, eşitlik nefretine dayalı, küresel bir 'sınıf kardeşliği' de inşa ediyor.

Pasolini’nin külleri

Filmleriyle, yazılarıyla, yaşamıyla ve siyasi duruşuyla sinema dünyasının en tartışmalı yönetmenlerinden biri olan Pier Paolo Pasolini, toplumsal normları yıkan, burjuva toplumu karşısına alan sinema anlayışı ile hafızalardaki yerini koruyor. Sinematek Sinema Evi'nin doğumunun yüzüncü yılı vesilesiyle yönetmenin tüm filmlerini izleyiciyle buluşturduğu ve tartışmaya açtığı günlerde kaleme alınan bu yazıyla Lütfü Doğan, Pasolini sinemasını anlamaya ve onun kamerasının izinden günümüz toplumunu sorgulamaya davet ediyor.

Tarihi sihirli kutuya sığdırmak: Hatırla Sevgili

Bugün Gezi’yi televizyonlarda anlatmanın kenarından bile geçemiyorsanız, bunda Hatırla Sevgili’de kurulan anlatının da payı vardır. Elbette, çok kültürcülüğün apolitik de olsa iyi niyetlere sahip bir çerçeve olduğu düşünülebilir; tabi, bugün içinde yaşadığımız cehenneme giden yolun iyi niyet taşlarından örülü olduğunu göz ardı edersek.

Spinoza’nın duygular öğretisi

Duyguları neden dikkate almalıyız? XVII. yüzyıldan bir filozof, güncel siyasal yaşantımızı anlamak için bize nasıl bir fayda sağlayabilir? Bir ekonomi, mal ve hizmetlerin yanı sıra duygularımızı ve arzularımızı da üretiyor olabilir mi? Mustafa Çağlar Atmaca’dan "Duygulanımsal bir Ekonomi için Notlar" yazı dizisinin ilk bölümü...

Marksizm ve özgürleştirici siyaset

Bugüne ilişkin bir soruya, tanık olduğumuz ayaklanmaların umulan dönüştürücü kudrete sahip olamamalarının doğurduğu hayal kırıklığına yanıt verebilmek için geçmişe doğru bir adım atan Asad Haider, yirminci yüzyıla uzanarak özgürleştirici siyaset bağlamında başarı ve başarısızlığın ne anlama geldiğini tartışıyor. Marksizmin bu yüzyıldaki krizinden günümüze sıçrayan düşünür, geçmişin prosedürlerinin değil, içerdiği yaratıcı keşfin tekrar edilmesine ihtiyaç olduğunu vurgulayarak özgürleştirici siyasetin halkın kudretine dair verilecek bir kararla başladığını söylüyor. Duncan Stuart'ın sorularını yanıtlayan Haider'in "Marksizm ve Özgürleşme" başlığıyla yayımlanan söyleşisinin ilk bölümü.

Zalim İyimserlik üzerine

“Aklın kötümserliği, iradenin iyimserliği...” Geçtiğimiz yıl 28 Haziran’da kaybettiğimiz, Cruel Optimism, Desire/Love, The Hundreds gibi kitaplarıyla bildiğimiz Lauren Berlant’a göre bu zincire bir de “iyimserliğin zalimliği”ni eklemek gerekiyor. Siyasal düşüncenin kurucu metinlerinde bulduğumuz ama sonra günümüze dek uzun yıllar boyunca “unutulan”; aklın ve rasyonel eylemin karşısında bireysel, içsel, özel olanın alanına sıkıştırıldığı için siyasal/toplumsal olarak görülmeyen duyguların hiç de öyle basitçe “bireysel” meseleler olmadığını gösteren çalışmalarıyla siyasallığa ve duygusallığa dair kavrayışımızı besleyen Berlant’ı ölüm yıldönümünde, Cruel Optimism (Zalim İyimserlik) kitabı üzerine yazdığı bu kısa ama yeğin metniyle anıyoruz.

Yorgunluk Virüsü

Covid-19, toplumsal patolojik fay hatlarını derinleştiriyor, hâlihazırda “tükenmiş” toplumumuzu daha da yıpratıyor ve bizi toplu bir hâlsizliğe sürüklüyor. Bu sebeple, koronavirüsün “yorgunluk virüsü” olarak anılması da gayet yerinde olur. Yakında virüsü alt etmek için yeteri kadar aşımız olacak, lakin depresyon pandemisi için aynı şey geçerli değil.

Hava, su, laiklik: Deniz Parlak ile Söyleşi

Dr. Deniz Parlak ile kitabı “Laikleşme Sürecinde Camiler: Geç Osmanlı’dan Erken Cumhuriyet’e” üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşide, hem Türkiye’de laikleşme tartışmasına hakim paradigmalardan sıyrılarak eleştirel bir bakış açısı sunmanın imkanlarını hem de 2020 Türkiye’sinde laikliğin anlamını iktidar ve sermayenin din ile ilişkisi, eğitim, kadın mücadelesi ve Ayasofya meselesi gibi güncel sorular etrafında değerlendirmeye çalıştık.