“Faşistlerden daha fit olmak”
Chicago’da düzenlenen Socialism 2026 konferansında “beden faşizmi” ve “sağlık faşizmi” etrafında yürütülen bir tartışma, sağlıklı ve güçlü bedene yönelik arzunun kendisini siyasal bir şüphe nesnesine dönüştürdü. Fit bedenin kapitalist verimlilik, disiplin ve makbul yurttaşlık idealleriyle kurduğu bağ ortada. Peki, bu bağ sağlığın ve bedensel gücün de başlı başına gerici olduğu anlamına mı geliyor? Üstelik mesele Chicago’daki bir kürsüde söylenenlerden ibaret değil. Bedenin ölçülmesi, iyileştirilmesi ve güçlendirilmesinden hastalık, engellilik ve bakımın nasıl kavrandığına uzanan tartışma, sağlığın hangi toplumsal ilişkiler içinde ve kimin yararına örgütlendiğine dair daha temel bir soruya açılıyor. Bedeni sermayenin verimlilik ölçülerine teslim etmek ile kırılganlığı başlı başına siyasal bir erdeme dönüştürmek arasında başka bir hattın imkânı üzerine Atamer Aykaç yazdı…