Pahalılık, sömürü, işsizlik ve topraksızlık: 68 kuşağı Türkiye solunda yoksulluk tasavvurları

Dönemin sol kültürünün farklı fraksiyonlara ait süreli yayınlarını, dernek tüzüklerini, kongre konuşmalarını tarayan Candaş Ayan, “1960’ların sonlarında Türkiye solu yoksulluğu nasıl tanımlıyordu ve yoksullukla mücadele pratikleri nelerdi?” sorusunun yanıtının izini sürüyor. Yazı, 60’lar sol siyasetinin bu can alıcı sorunu nasıl kavradığını ortaya

Başka bir dünyanın sefaleti: Yoksulluğun sergilenmesi

Romantik bir bakışın nesnesindeki yoksullar, daima dışarılarda bir yerlerde bizi bekleyen, bir öteki olarak hep karşılaştığımız, uzaktan izleyip baktığımız, ilgimize mazhar olurlarsa imajlarını kaydettiğimiz bir “başka dünyadanlık” taşırlar. Kriminalize edici söylemin aksine, oralarda bizim kendimizin bulamadığı sahici ilişkiler, iyi niyetler, güzellikler görür

Marx’ın “Tehlikeli Sınıfları”

Andy Merrifeld bu yazısında, Marx’ın lümpen proletarya kavramını odağına alarak, ama ona Frantz Fanon ve Bakunin üzerinden eleştiri de getirerek, “tehlikeli sınıflar” etrafında örülebilecek bir siyasallığın imkânlarını tartışıyor. Spinoza’nın dediği gibi, “avam korkmazsa korkutucu olur”; Merrifield da, Kara Panterler’den Balzac romanlarının lümpen

Medeniyetler çatışması çağında bir Avrupa Kupası

2020 Avrupa Futbol Şampiyonası, 11 Haziran'da Türkiye ile İtalya arasında oynanan açılış karşılaşmasıyla başladı. Kıraç marşından Dardanel reklamlarına, ay yıldızlı festen maske üzerine iliştirilen bıyığa dek sadece bize has olmayacak zor bir yaz bizi bekliyor. Futbol endüstrisinin ataerkil ve ırkçı bir içerik

Diyalektik Yöntem: Henri Lefebvre’in Bilim Felsefesi

David Harvey'nin "sebatkâr ses" diye andığı Fransız sosyolog ve felsefeci Henri Lefebvre, 90 yıllık uzun yaşamının ardında, sosyal bilimlerden mimarlığa uzanan çeşitli alanlardaki araştırmacıları derinden etkileyen çok sayıda eser bıraktı. William Lewis, 1960'ların bilimsel ve politik tartışmalarının sesleri arasında, Lefebvre'in diyalektik yöntem

Yorgunluk Virüsü

Covid-19, toplumsal patolojik fay hatlarını derinleştiriyor, hâlihazırda “tükenmiş” toplumumuzu daha da yıpratıyor ve bizi toplu bir hâlsizliğe sürüklüyor. Bu sebeple, koronavirüsün “yorgunluk virüsü” olarak anılması da gayet yerinde olur. Yakında virüsü alt etmek için yeteri kadar aşımız olacak, lakin depresyon pandemisi için

Küba Komünist Partisi 8. Kongresi: Güncel Durum ve Perspektifler

Küba Komünist Partisi 8. Kongresi, 16-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleşti. Fidel Castro’nun ardından devlet başkanlığı görevini üstlenen Raúl Castro’nun, partinin genel sekreterliği görevini de yeni devlet başkanı Miguel Díaz-Canel'e bıraktığı bu kongre, aynı zamanda Küba’da 1959’da başlayan “Castro Dönemleri”nin de sonu anlamına geliyor.

Yaşanabilir bir dünya yaratmak

Time Dergisi'nde yayımlanan bu kısa değerlendirmesinde Judith Butler, yaşadığımız gezegenle kurduğumuz ilişkiyi COVID-19 ve toplumsal eşitsizlikler bağlamında yeniden ele alıyor. Pandemi ile pekişen karşılıklı bağlılık hissine vurgu yapan yazar, yaşanabilir bir dünya yaratmanın yolunun katılaşmış bireyselliklerimizi dağıtmaktan geçtiğini söylüyor.

Tükenmişlik ve Özgürleşme

Sokakların boşalıyor olmasının yol açtığı umutsuzluk, kayıtsızlığa teslim olmanın hissettirdiği suçluluk ve örgütün çözülüşünün getirdiği endişe… Tükenmişlik, tarihsel bir dönem, bir “çağ” teşkil ediyor mu? Bu durum hakkında ne yapabiliriz? Bu soruyu cevaplamak, ciddi ve rahatsız edici bir şekilde tükenmişlikle hesaplaşmak anlamına

Neoliberalizm ve Otoriterleşme: Galip Yalman ile Söyleşi

Bir önceki başlığını Intan Suwandi ile ‘emperyalizm’ tartışmaları ekseninde gerçekleştirdiğimiz ‘Neoliberalizm özel dizisi,’ Galip Yalman’ı ağırladığımız ‘otoriterleşme’ söyleşisiyle devam ediyor. Dizimizin üçüncü bölümünde neoliberalizmin ilk yıllarından pandemi dönemine süregelen, kürenin dört bir yanında gözlemlediğimiz otoriterleşme eğilimlerini konuştuk.