tezgâh

Siyasi düşünce tarihinin süzgecinden ‘iptal kültürü’

Verso yayınlarından çıkan Mistaken Identity adlı kitabın yazarı Asad Haider, “iptal kültürü” terimini ifade özgürlüğü tartışmalarının tarihselliği içerisinden okumayı teklif ettiği bu yazısında tartışmaların beslendiği maddi olayları özetleyip; ortaya çıkan kutupların sınırlarını netleştiriyor.

Sermayenin uzun ‘gülüşü’

12 Eylül 1980'de gerçekleşen darbenin üzerinden tam kırk yıl geçti. Bu darbe, dönemin işveren sendikası TİSK'in başkanı Halit Narin'in ifadeleriyle 'artık gülme sırasının patronlarda olduğu' bir dönemin kapılarını aralıyordu. Zaman zaman kesintilere uğrasa da, kırk yıldır sermayenin yüzü gülmeye devam ediyor... Dr.

Savaş ve Pandemi

Deneyimli gazeteci Patrick Cockburn, kendi "salgın" ve "savaş gazeteciliği" deneyimlerinden hareketle günümüzün koronavirüs salgınını ve onun yarattığı "pandemi gazeteciliğini" ele alıyor. "Gazetecilik yaptığım savaşların hiçbiri kesin olarak bitmiş değil. Fakat bunların unutulmasının asıl sebebi, artık haber bültenlerinde yer almıyor olmaları." diyen Cockburn'e

Dosya çağrısı: “Üniversite: Eğitim, Bilim, Mücadele”

Birlikteliği, adına “Üniversite” denilen kurum aracılığıyla mümkün olmuş ve tamamı üniversitelilerden oluşan bir çevrimiçi yayın kolektifi olarak, ikinci dosyamızda parçası olduğumuz “Üniversite”yi bir kurum, bir fikir, bir mekân ve özgül bir toplumsallık olarak ele almayı planlıyoruz. 

Barınma ve toplumsal yeniden üretim krizi

Çağdaş kapitalist kentleşmenin acımasızlığı ve çağdaş konut sisteminin rekabetçiliği, bakım krizini şiddetlendirmekte ve kendi çıkarına kullanmaktadır. Eğer şehirciliğin bir geleceği olacaksa, barınma ve toplumsal yeniden üretim arasındaki ilişkilerin hem daha iyi anlaşılması hem de kökten değiştirilmesi gerekir.

Michael Hardt: “Dört elle yazmak”

Birlikte yazmanın temel sırrı, neticede ortaya çıkan metnin yazarların kendi başlarına üretebileceklerinin toplamından çok daha öteye geçebilmesinde yatıyor. Çalışma süreci elbette bileşik bir araştırma üzerine kurulu. Ancak argümanlara karar verme ve de özellikle yazma sürecinde bir çeşit simyacılık vuku buluyor ve Marx’ın

Gerçeğin öznelliği

Kapitalizme içkin ideolojik bombardıman ile gerçeğin öznelliği meselesi, birbirlerini durmadan yeniden üreten diyalektik bir süreçler bütününün oluşmasını sağlarlar. İşte tam olarak bu diyalektik yeniden üretme süreçlerini, kapitalizm lehine dengede tutan olgu, “öznel korku duvarları”dır.

Soykırıma varan savaşta Küba destanı

26 Temmuz 1953. Batista Rejiminin stratejik noktalarından Moncada Kışlası’na Fidel ve arkadaşlarından oluşan 135 kişilik devrimci bir grup tarafından baskın düzenleniyor. Baskın, başarısızlıkla sonuçlanıyor. Fakat, 1 Ocak 1959’da zaferini bütün dünyaya duyuracak Küba Devrimci Güçleri, kurulacak yeni ülkenin ilk tohumlarını ekiyor. Küba'nın

Alfredo Saad-Filho: “Trump, Johnson ve Bolsonaro Bataklıkta”

COVID-19 salgını sırasında Brezilya, İngiltere ve ABD'nin olağanüstü başarısızlıkları, bir daha asla olmaması gerekenler hakkında değerli dersler sunuyor: virüsün ortadan kalkmasını dileme, bir pandeminin halk sağlığı ve ekonomi üzerindeki potansiyel etkisini hafife almak, kaçınılmaz kısıtlamaları geciktirmek, ve çok daha fazlası... Bu başarısızlıklar,

Kapitalist nitelikleriyle neofeodalizm

“Özgür ve eşit aktörler”, kapitalizmi feodalizmden ayıran yönetim mantığı kurgusudur. Feodalizm iç içe geçmiş bir hiyerarşiler sistemi değildir yalnızca, ama başkası için iş yapmaktan doğan sömürünün ortadan kaybolmadığı ve somut olarak deneyimlendiği bir sistemdir. Benim sorum bir bakıma Dean’in neofeodalizm dediği dönüşümler

Neofeodalizm: Kapitalizmin sonu mu?

Ya artık kapitalizm değil de daha kötü bir dönemin içindeysek? Bugün var olan hangi eğilimler kapitalizmin kendisini daha kötü bir şeye dönüştürdüğüne işaret ediyor?

Ateş sadece düştüğü yeri yakmaz

1997 yılında layık görüldüğü Nobel Edebiyat Ödülü için yaptığı teşekkür konuşmasında Dario Fo, Madımak’ta yaşananlara da değinip tüm salonu hayatını kaybedenler için saygı duruşuna çağırmıştı. Katliamın 27. yıl dönümünde, konuşmanın ilgili bölümünü aktarıyoruz...

Tarihi sihirli kutuya sığdırmak: Hatırla Sevgili

Bugün Gezi’yi televizyonlarda anlatmanın kenarından bile geçemiyorsanız, bunda Hatırla Sevgili’de kurulan anlatının da payı vardır. Elbette, çok kültürcülüğün apolitik de olsa iyi niyetlere sahip bir çerçeve olduğu düşünülebilir; tabi, bugün içinde yaşadığımız cehenneme giden yolun iyi niyet taşlarından örülü olduğunu göz ardı

Dostoyevski ve Akhilleus’un kalkanı

Dostoyevski’nin eserlerine beslediğimiz hayranlığın, onun üzerimizde bıraktığı etkilerin biçimsel ve fikirsel kökenlerinin soruşturulması, bize okurun eserleri alımlayış pratiğinde ortaya çıkan tavırlara ilişkin halen bir perspektif sunabilir mi?

Yaşamın sığmadığı evler

Yoksulluk ile özdeş hale gelen bu (salgın) hastalıklar ile mücadele ise ancak bu hastalıklar kapitalizmin kendisini de hasta etmeye başladığı anda gündeme gelir.